Günlük güneşlik şarkılarda şiir okuyup şarkı söyleyen çocuklara…
Hayatı henüz tanımayıp, en güzel yaşlarında en kötü durumları yaşayan çocukları bilir misiniz? Onlardan biri de bendim işte! Yaşamın henüz en küçük adımlarında koşmaya çalıştım. Yani yaşıtlarım adımlarken ben yürümekk zorundaydım. Hep bir şeylere yetişmeye çalışırdım ve mutlaka eksik kalırdım. Bazen yetişir iyi ki deyip koşardım ama yetişemediklerim hep bir yara kaldı. “Şunu da yapsaydın büşra, bunu neden böyle yapmadım ki?” Vs. Demelerle kendi içimdeki düşünceleri hiç yok edemedim. En iyi yapabildiğim şey anlamak, düşünmek, sorgulamak ve bunu yorumlamakti. Mavi gökyüzünün altinda, güneşin kızıl tonlarında, yeşilin üstüme döküldüğü ve bir köpeğin sadıklığında yürüyen çocuğu düşünün… Ne bilir ki hayatın karanlığını, kararsızlığını, karamsarlığını? Ben söyleyim burda tek bilmediği şey “sevgidir”.